Hayata tehditkar bakmakta ne yarar olduğunu kavrayamamış ve de kavrulmuş mısır satın aldıktan sonra onu haşlayamamış bir toplum ferdidir.

19 Ekim 2007

Ardından bakamıyorum artık...İzin vermiyor Kadıköy...

Bugün okula gittim...Dönüşünde de Kadıköy den döndüm .En son senle gitmemiştik ama en cok sende kalmışım ben Kadıköy'de...Güneşli ama sert bir Kadıköy vardı birde sensiz tabi... Sanırım bu duruma mahkum mustakbel bir Kadıköy...

Belki sahildeki panayır ortamını kaldırmışlar ondan etkilenmişimdir yada seyyar ve indirimli kitapçının orda durduğumda, saçlarını kokladığımı hissetmemenin verdiği hatıramdan...Bilemiyorum...

Aramızda hiçbir zaman kapanmayacak boy farkının sıcaklığını anlayabiliyorum yine aramızda olan ve bundan sonrada daima olacak olan mesafe farkının soğukluğunda...Belki de hiç kapanmamış o mesafe yada ben kendimi sende unutmuş olmaktan kurtulamamışım hayallerimde...

"Şimdi sen gittin ya herşey sana benzeyecek " diyor tesadüf ya Yılmaz Erdoğan o anda ...Kaderimin oyunu desem, teknolojiye kadersel bi anlam yüklemenin trajikomik atmosferinde nefessiz kalacagım.En iyisi buna tesadüf deyip geçelim...

Sen giderken ne biçim bir ben bıraktıysan geride ,az sayıda senli hatıramdan çıkarttığım mutlu mutsuz anlara öykünüp avunmayı ölüm sayıyorum kendime...Ama ne olur eski beni verme bana ...Çünkü korkuyorum gelmesinden senle...

Daha önce ikinci kez ayrılmadım hiç kimseden ama bu senle belki 5. belki 6. ayrılışımız... ve hala bulamıyorum kendimi ne zaman baksam aynaya...

Allahtan hava güneşliydi çünkü ağlasaydı gökyüzü beni tutamazdı , karşılıklı sulusepken boşanırdık kendimizden Kadıköy le... Kadıköy işte.. Olgunlaşmış biraz ...Yarim İstanbul un deli kızı...

Biterken herşey seni mi sildim hayattan kendimi mi belli değil ...

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home